
Gustav Klimt’in “Tree of Life (Hayat Ağacı)” tablosu, sanatçının en tanınan eserlerinden biridir. Gustav Klimt’in en verimli döneminde yaptığı “Hayat Ağacı” kıvrımlı dallar ve estetik süslemelerin dışında, hayata, ölüme ve varoluşa dair bizlere mesajlar verir. Zengin bir Belçikalı sanayici olan Adolphe Stoclet için çizilen Hayat Ağacı tablosu, beş yıllık süren bir emeğin sonunda sanat tarihinin en ünlü tablolarının arasına girmiştir.
Gustav Klimt Kimdir?
Gustav Klimt, 1862 yılında Avusturya’da doğdu. Babasının bir altın zanaatkarı olması sebebiyle çocukluğundan beri değerli malzemelerle büyümüştür. Gustav Klimt’in değerli taşlara olan yakınlığı onun eserlerine de yansımış, tablolarının çoğunda bu değerli taşları kullanmıştır. Gustav Klimt, sanat eğitimini Viyana Sanat ve Zanaat Okulu’nda mimari resim olarak almıştır. Aldığı eğitimle kardeşi Ernst ve arkadaşıyla tiyatro, müze gibi binalara duvar resimleri yaparak geçinirdi. 1892 yılında babası ve erkek kardeşinin art arda olan vefatı sebebiyle Gustav Klimt, sanatını daha kişisel ve psikolojik bir çerçeveye çevirdi. 1897 yılında Viyana’nın klasik sanat anlayışına aykırı bir sanat anlayışı geliştirdi. Kendisi gibi düşünenlerle birlikte Viyana Sezession (Viyana Ayrılıkçıları) grubunu kurdu. Bu grupla birlikte realizm akımına karşı gelerek sembolizm ağırlıklı yeni bir sanat anlayışı oluşturdular. Gustav Klimt, 1908 yılında yaşanan anlaşmazlıklar sonucu Viyana Ayrılıkçıları grubundan ayrıldı. Bu ayrılıştan sonra Gustav Klimt’in eserlerinde gerçek altın varank kullandığı için “Altın Dönemi” denilen yeni bir dönemi başladı.

Hayat Ağacı, Stoclet Friz Tablosu
Hayat Ağacı tablosu 1909 yılında yapıldı. Teknik olarak bir tuvalin üzerine yağlı boya, kazein ve altın varak kullanılarak çizildi. 195 cm x 102 cm boyutlarında olan Hayat Ağacı tablosu, bugün Viyana’da Uygulamalı Sanatlar Müzesi’nde sergilenmekte. Gustav Klimt, aslında Belçika’lı bir zengin olan Adolphe Stoclet ve eşi Suzanne için Brüksel’de inşa edilen Stoclet Sarayı’nın yemek odası için üç parçalı bir mozaik duvar resmi (friz) projesi hazırladı. Bu proje üç mozaik parçadan oluşuyordu. Bu proje, Viyana Ayrılıkçıları hareketinin “bütüncül sanat eseri” idealine göre yapıldı. Bu ideal; mimari, resim ve dekoratif sanatları tek bir bütün şeklinde birleştirmeyi amaçlıyordu. Friz; mozaik, mermer, seramik, emaye ve değerli taşlar gibi malzemelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Hayat Ağacı tablosu, Sol panelde bulunan “Beklenti (Expectation)” ve “Şövalye (Knight)” motiflerinin ortasında ve sağ panelde bulunan “Şövalye” ve “Kavuşma (The Embrace)” motiflerinin ortasında bulunarak bu motifleri birbirine bağlayan sembolik bir köprü rolündedir.


Sembollerin Anlamı
Gustav Klimt’in “Hayat Ağacı” motifi, hayatın karmaşıklığını ve sürekliliğini temsil eden kıvrımlı dallarla doludur. Gökyüzüne uzanan bu kıvrımlı dallar ile yeryüzüne doğru inen kökler, dünyadan çıkışı ve dünyaya bağlanışı temsil eder. Bu anlamda Hayat Ağacının dalları, yaşam, ölüm ve yeniden doğul döngüsünü temsil eder. Tablodaki siyah kuş sembolü, ölümün simgesidir. Hayat ağacının dallarına konmuş olan bu siyah kuşlar, yaşamın sonunu temsil eder. Aynı zamanda Freudyen bakış açısıyla bu tabloda eril gücü temsil eden fallik semboller de kullanılmıştır. Hayat ağacının doğurgan ve yaşama dönük doğasıyla dişil olması ile eril gücü temsil eden sembollerin ikiliği de yine hayatın doğumunu anlatır.
Gustav Klimt’in Tekniğinin Büyüsü
Gustav Klimt’in bu şaheseri Hayat Ağacı’nı bu kadar başarılı bir eser yapan şey yalnızca sembolik anlamı değil aynı zamanda Klimt’in kullandığı eşi benzeri olmayan tekniğidir. “Altın Dönemi” tekniği adı verilen bu teknikte Klimt, geleneksel yağlı boya tekniğini altın varakla birleştirir. Altın varakla birleşmiş yağlı boya, eserlere lüks, şatafat ve kutsal bir görsel katar. İnce altın yapraklarını tuvale uygulamak da oldukça hassas bir ele sahip olmayı gerektiyor. Gustav Klimt’in altın dönemi tekniğini kullanmasında 1903 yılında İtalya’nın Ravenna kentine yaptığı bir gezinin oldukça büyük bir etkisi olmuştur. Ravenna’da gördüğü Bizans mozaik eserlerindeki şatafat, altın yaldızlarla dolu dekoratif yüzeyler Gustav Klimt’i etkilemiştir. Bunun dışında babasının altın oymacısı olmasının da Gustav Klimt’in kimliğinin oluşmasında önemli katkıları olmuştur. Hayat Ağacı tablosundaki altın varak kullanımı, Hayat Ağacına hem maddi bir zenginlik katar hem de mistik ve ruhani bir hava katar.

