En Çok İzlenen ve Sevilen 5 Studio Ghibli Filmi

Studio Ghibli Komşum Totoro Apollon Kültür Kapak

Japon animasyonu dünyasının (anime) en büyük kalesi olan Studio Ghibli, kurulduğundan bu yana hem çocukları hem de yetişkinleri kendine çekiyor. Hayao Miyazaki ve Isao Takahata gibi usta yönetmenlerin ellerinden çıkan bu yapımlar; sürreal evrenleri, derin felsefeleri, doğa sevgisi, olgunlaşma rehberliği ve muazzam müzikleriyle sıradan bir çizgi filmden çok daha fazlasını vaat ediyor. Bu yazıda Studio Ghibli’nin en başarılı, en sevilen ve en çok izlenen, dünya çağında ödüller kazanmış ve mutlaka izlemeniz gereken 5 tane Studio Ghibli filmi söylüyoruz.



Ruhların Kaçışı (Spirited Away – 2001)

Ruhların Kaçışı Chihiro ve Gizemli Yüzsüz
  • IMDB: 8.6/10
  • Yönetmen: Hayao Miyazaki
  • Tür: Macera, Aile, Fantastik
  • Süre: 125 dk

Konusu

10 yaşındaki Chihiro, ailesiyle birlikte yeni bir şehre taşınırken yolda kaybolur ve gizemli bir tünelik önüne çıkarlar. Tünelden geçtiğinde, kendilerini terk edilmiş gibi görünen bir parkta bulurlar. Odysseusun Kirke’nin adasına giden askerlerinin başına gelenlerin aynısı Chihiro’nun ailesinin başına gelir. Açıkta duran leziz yemekleri düşüncesizce yiyen anne ve baba bir büyü sonrası domuza dönüşür. Chihiro ise havanın kararmasıyla birlikte buranın aslında tanrıların, ruhların ve yaratıkların dinlenmek için geldikleri devasa bir ruh oteli olduğunu fark eder. Küçük kız, acımasız cadı Yubaba’nın işlettiği görkemli hamamda işe girerek adını ve benliğini unutmadan ailesini kurtarmaya çalışır. Bu tehlikeli dünyada ona rehberlik edecek tek kişi ise gizemli ejderha çocuk Haku olacaktır.

Neden İzlemelisiniz

Studio Ghibli’nin Ruhların Kaçışı filmi, en başta mızmız ve korkak bir çocuk olan Chihiro’nun zorluklarla yüzleştikçe ve sorumluluk aldıkça güçlü bir bireye dönüşmesini anlatır. Bunun dışında Ruhların Kaçışı, sorgulamadan yemek yiyenlerin domuza dönüşmesi ve hamama giren altın sevdalısı ruhların çürümesi metaforları gibi insanlığın açgözlülüğüne ve kapitalizme eleştiri getirir. Studio Ghibli’nin bilgisayar desteği kullanmadan el emeğiyle çizerek yaptığı bu zirve film Joe Hiaishi’nin efsanevi müzikleriyle birleşir. Hem bireyin güçlenmesi hem de toplum eleştirisi bağlamında hem çocuklar için hem de yetişkinler için kesinlikle izlenilmeli.

Ateşböceklerinin Mezarı (Grave of the Fireflies – 1988)

Ateş Böceklerinin Mezarı Graves of the firefiles Studio Ghibli.
Ateş Böceklerinin Mezarı Studio Ghibli
  • IMDB: 8.5/10
  • Yönetmen: Isao Takahata
  • Tür: Savaş, Kardeşlik, Etik
  • Süre: 89 dk

Konusu

İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde, Japonya ağır bombardıman altındayken geçen Ateş Böceklerinin Mezarı, Akiyuki Nosaka’nın otobiyografik romanını Studio Ghibli tarafından ekranlara taşınarak oluşturulmuştur. Ateş Böceklerinin Mezarı’nda Amerikan yangın bombası saldırısında evlerini ve annelerini kaybeden 14 yaşındaki Seita ve 4 yaşındaki Setsuko’nun yalnız ve birbirlerinin çaresine baktıkları hayatlarını izleriz. Önce akrabalarının yanına sığınan iki kardeş, teyzelerinin acımasız ve soğuk tutumuna dayanamayarak terk edilmiş bir sığınakta kendi başlarına yaşamaya karar verirler. Geceleri ateşböceklerinin gelmesiyle ışığa erişen Seita, açlık, hastalık ve toplumun duyarsızlığı ile mücadele eder. Başlarına ne gelirse gelsin, ne sıkıntılarla boğuşacaklarsa boğuşsunlar küçük kız kardeşini ne pahasına olursa olsun hep korumaya ve neşelendirmeye çalışır.

Neden İzlemelisiniz

Studio Ghibli’nin belki de en duygusal filmi olan Ateş Böceklerinin Mezarı, bize cephedeki askerlerin değil geride kalan sivillerin özellikle de çocukların yaşadığı trajediyi anlatır. İnsan doğasının kriz anındaki soğukluğunu tüm çıplaklığıyla yansıtır. Hayao Miyazaki’nin fantastik evrenlerinden ziyade Studio Ghibli’nin diğer kurucu ortağı Isao Takahata son derece gerçekçi ve vurucu bir tarz benimser. Çizimlerin sadeliğiyle hikayenin ağırlığı zaman geçtikçe artar. Ateş böceklerinin geçici alevlerinin kardeşlerin geçici neşesini ve hayatın kırılganlığını simgelediği bu filmde, savaşın yarattığı trajedinin yanında zor şartların getirdiği belli başlı davranışlar, etik açısından da incelenebilir. İzleyicinin zihnine kazınacak birçok duygusal sahneye sahip olan Ateş Böceklerinin Mezarı kesinlikle izlenmesi gereken ve insanı savaştan nefret ettiren sarsıcı bir eserdir.

Yürüyen Şato (Howl’s Moving Castle – 2004)

Howl'un yürüyen şatosu, studio ghibli
Howl’un Yürüyen Şatosu Studio Ghibli
  • IMDB: 8.2/10
  • Yönetmen: Hayao Miyazaki
  • Tür: Macera, Aile, Fantastik
  • Süre: 120 dk

Konusu

Sıradan bir şapka atölyesinde çalışan yetenekli genç kız Sophie, bir gün yolda tehlikeli yaratıkların sıkıştırmasıyla karşıalşır. Onu bu durumdan kurtaran kişi ise kasabada yakışıklılığıyla ve gizemiyle dedikoduları dolaşan büyücü Howl olur. Howl ile Sophie’nin karşılaşması Howl’un düşmanı olan Çöl Cadısı’nın dikkatini çeker. Kıskançlık krizine giren cadı, Sophie’yi gece vakti ziyaret ederek onu lanetler. 90 yaşında yaşlı bir kadına dönüşen Sophie, evden kaçarak çareyi dağlarda süzülen ve buharla çalışan, canlı bir şatoya sığınır. Şatoda Howl, ateş cini Calcifer ve küçük çırağı Markl ile birlikte yaşayarak kendi üzerindeki laneti çözmeye çalışır. Bu sırada da kendisini yıkıcı bir savaşın ortasında bulur.

Neden İzlemelisiniz

Studio Ghibli’nin Howl’un Yürüyen Şatosu Filmi, Irak Savaşı döneminde çekilmiştir. Anlamsız siyasi hırslar uğruna şehirlerin yakılması ve insanların canavarlaştırılmasını eleştirir. Filmde Howl’un savaşa katılmayı reddedip insanlığını koruma mücadelesini görürüz. Bunun dışında Studio Ghibli, bu filmi yaparak güzellik kavramını yüzeysel kalıplardan çıkarır. Sophie yaşlı bir kadına dönüştüğünde kendi içindeki cesareti ve özgüveni keşfederek görünüşün ötesindeki gerçek bağları ve sevgiyi yaşar. Sinema tarihinin en unutulmaz müziklerinden biri olan Joe Hisaishi’nin bestelediği “Merry Go Round of Life” valsi ile Studio Ghibli’nin muhteşem steampunk tasarımıyla bu film de hem çocuklar için hem yetişkinler için derin anlamlar içeren filmlerin arasında.

Komşum Totoro (My Neighbor Totoro – 1988)

Komşum Totoro Studio Ghibli
Komşum Totoro Studio Ghibli
  • IMDB: 8.1/10
  • Yönetmen: Hayao Miyazaki
  • Tür: Macera, Aile, Fantastik
  • Süre: 86 dk

Konusu

1950’lerin kırsal Japonya’sında geçen film, iki küçük kız kardeş olan Satsuki ile Mei’nin hikayelerini anlatır. Babalarıyla birlikte, hastanede tedavi gören annelerine daha yakın olmak ve temiz hava almak amacıyla eski bir köy evine taşınırlar. Yeni çevrelerini keşfetmeye başlayan kardeşler, çevredeki ormanın ve evin sihirli yaratıklarla dolu olduğunu fark ederler. Küçük kız kardeş Mei, ormanın koruyucu ruhu olan devasa ve sevimli yaratık Totoro ile karşılaşır. Satsuki ve Mei, Totoro ve onun sihirli arkadaşları sayesinde annelerinin hastalığının yarattığı kaygılardan uzaklaşırlar. Doğaya ve hayata sıkı sıkıya bağlanırlar.

Neden İzlemelisiniz

Çocuklar için kesinlikle izlenmesi gereken aynı zamanda yetişkinler için de önem addeden Studio Ghibli yapımı Komşum Totoro’da Hayao Miyazaki, çocukluğun masumiyetini, merakını ve saf halini ekrana taşır. Komşum Totoro, çocukların korkularla ve endişelerle hayal gücünü ve doğayı nasıl bir kaçış mekanizması olarak kullandığını gösterir. Totoro, Mei ve Satsuki için belirsizliğe karşı sarılanabilecek bir sığınak görevi görür. Komşum Totoro, aynı zamanda doğadaki her şeyin bir ruhu olduğu inancını taşıyarak doğa sevgisi aşılar. Özellikle Japonya’da Mickey Mouse seviyesinde küresel bir simge haline gelen Komşum Totoro, izleyen herkesin üzerinde terapi etkisi bırakır.

Prenses Mononke (Princess Mononoke – 1997)

Prenses Mononke Studio Ghibli
Prenses Mononke Studio Ghibli
  • IMDB: 8.2/10
  • Yönetmen: Hayao Miyazaki
  • Tür: Macera, Aile, Fantastik
  • Süre: 134 dk

Konusu

Muromachi dönemi Japonya’sında geçen Studio Ghibli yapımı Prenses Mononke, Emishi kabilesinin son prensi Ashitaka, kendi köyüne saldıran lanetlenmiş dev bir domuz tanrısını öldürmek zorunda kalır. Domuzla Ashitaka arasında çıkan çatışmada Ashitaka kolundan yaralanarak ölümcül bir lanet kapar. Genç prens, hem şifa aramak hem de doğudaki dengelerin neden bozulduğunu anlamak için yollara düşer. Ashitaka’nın yolculuğu, onu doğayı ve demir madenlerini kendi hırsları uğruna işleyen Lady Eboshi liderliğindeki Demir şehri’ne götürür. Bu şehrin halkıyla ormanın kadim koruyucu tanrıları kanlı bir savaşın içindedir. Bu savaşın en ön saflarında ise dev kurtlar tarafından büyütülen ve insanlardan nefret eden insan kızı “Prenses Mononke” yer almaktadır. Ashitaka, film boyunca iki taraf arasında bir denge kurmaya ve ne nefrete ne de lanete teslim olmadan barışı sağlamaya çalışır

Neden İzlemelisiniz

Studio Ghibli’nin Prenses Mononke’sinin en güçlü yanı tam olarak kötü diyebileceğimiz bir karakterin barınmamasıdır. Lady Eboshi, doğayı yok eden bir sanayici gibi görünür ancak cüzzamlılara ve dışlanmış kadınlara kucak açmaya çalışan bir liderdir. Mononke ise ormanı korumak için savaşan ve insan tarafını reddeden bir figürdür. Miyazaki, iki tarafın da haklı gerekçelerini sunarak izleyiciği sığ bir iyi-kötü savaşı denkleminden kurtarır. “Prenses Mononke” sanayileşmeyle doğanın savaşını anlatır. Yıkımın ve nefretin insanlığı çürütüşünü metaforlarla bize çarpıcı bir şekilde gösterir. Bu film kopan uzuvlar, kanlı savaş sahneleri gibi şeyler içerdiği için yetişkinler için uygun olsa da belli bir yaş sonrası çocuklar için de uygundur diyebiliriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir