Fransız Yeni Dalgası (Nouvelle Vague): Sinemanın Özgürlük Arayışı

Fransız Yeni Dalgası (Nouvelle Vague) Apollon Kültür

Fransız Yeni Dalgası (Nouvelle Vague), 1950’lerin sonunda ortaya çıkan, dünya sineması tarihinde bir devrim niteliği taşımıştır. Fransız Yeni Dalgası akımı, geleneksel Holywood anlatısının dışına çıkarak stüdyo sisteminin mükemmeliyetçiliğinin tersine, yönetmenin kişisel fırça darbeleriyle şekillenmiştir. Fransız Yeni Dalgası, sinemayı endüstriyel üretimden çıkartılıp, bireysel bir sanat biçimine dönüştüren tarihsel ve estetik bir devrimdir.


Yeni Dalganın Doğuşu ve Felsefesi

Fransız Yeni Dalgası akımı, 2. Dünya Savaşı sonrası Fransa ikliminde gerçekleşmiştir. Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nın yarattığı toplumsal kutuplaşma, Dördüncü Cumhuriyet’in çöküşü ve 1958’de General de Gaulle ile başlayan Beşinci Cumhuriyet süreci, genç neslin muhafazakar inançlarını sarsmıştı. Savaş döneminde Amerikan filmleri (Welles, Hitchcock, Ford) Alman işgali nedeniyle yasaklanmıştı. Savaş sonrası bu filmlerin ülkeye bir anda girişi, yerel endüstri üzerinde bir şok yarattı. Özellikle Citizen Kane filmi, genç nesil üzerinde yeni bir sinema anlayışı geliştirdi. Paris’in sağ yakasında, Avenue de Messine’de bulunan küçük bir sinema olan Cinémathèque Française, bu gençlerin sürekli gelip filmleri izlediği ve sinema okur yazarlığı kazandığı kutsal bir mekan olmuştur. O dönemki toplumun sosyolojik değişimleri ile Cinémathèque Française’de sunulan sinemanın derinliği birleşince yeni bir estetik dilin doğuşu kaçınılmaz olmuştur.

Fransız Yeni Dalgası akımının gelişmesinin en önemli sağlayıcısı, André Bazin’in kurucu ortağı ve editörü olduğu Cahiers du Cinéma dergisidir. Bazin’in rehberliğinde ortaya çıkartılan “Auteur” (Yaratıcı Yönetmen) teorisi, yapımcı odaklı sinema endüstrisine karşı gelerek yönetmeni filmin merkezine koyuyordu. Fransız Yeni Dalga akımı yönetmenlerine göre sinema, edebi uyarlamaların gölgesinde kalan bir sanat değil, hayatın samimiyetini ve “an”ın gerçekliğini yakalayan bir sanat dili olmalıydı. Yani sinema, Fransız Yeni Dalgasına göre bir hikaye anlatıcılığı değildir. Bunun yerine yönetmenin dünyayı görme biçimidir. Sinemayı, kusursuz ve mükemmeliyetçi bir kurgu simülasyonu olmaktan çıkartıp, hayatın içine yönlendirme, hayatın dağınıklığına ve insani gerçekliğe yaklaştırmak için Fransız Yeni Dalgası akımı filmlerinde bir teknik devrimi yaşandı. Fransız Yeni Dalga akımı yönetmenleri, düşük bütçeleri ve stüdyo dışı çekim zorunluluklarını estetik avantaja dönüştürmüşler. Bu sayede ortaya “kendin yap” (DIY) bakış açısıyla şekillenmiş, dinamik bir sinematografi çıkmıştır. Fransız Yeni Dalga akımı özellikleri şunlardır:

  • Jump Cuts (Sıçramalı Kurgu): Zamanda devamlılığı kesen, bir çekimden ikincisine aniden geçilen, bir konumdan aniden başka bir konuma atlanılan bir sinema tekniğidir. Zamanın ve mekanın sürekliliği bozularak izleyiciyi şaşırtarak sürekli bir film izlediği hatırlatılır.
  • Doğal Işık ve Gerçek Mekanlar: Fransız Yeni Dalgası akımında yapay setler terk edilmiş bunun yerine Paris’in dar apartman daireleri ve caddeleri kullanılmıştır.
  • Mobilite ve Hafif Ekipman: 16mm film stokları ve Nagra ses kayıt cihazları kullanılarak bir mobilite sağlanmıştır. Kamera tripoda takılarak sabitlenmek yerine hareketli çekimler yapılmış ve bunun için tekerlekli sandalyeler kullanılmıştır.
  • Doğaçlama ve Senkronize Ses: Filmlerde dışarda bulunan seslerin hepsi kabul edilerek ortamdaki doğal ve kaotik sesler de filme dahil edilir. Ayrıca Senaryo dışına çıkan oyuncu performansları yani doğaçlama önemli yer tutar. Dublaj yapılmaz.
Fransız Yeni Dalgası akımı yönetmenlerinden Jean-Luc Godard ve Anna Karina
Fransız Yeni Dalgası akımı yönetmenlerinden Jean-Luc Godard ve Anna Karina (1960).

Nouvelle Vague yani Fransız Yeni Dalgası, aslında homojen bir yapı farklı disiplin ve farklı anlayışların buluştuğu bir akımdır. Bu disiplinler iki ana koldan oluşur. Sağ (Cahiers Grubu) ve sol yaka (Left Bank) denilen bu kollarda sağ yaka, eleştirmen ruhlu bir yapı içerirken sol yaka daha çok sanatın farklı dallarından gelen kişilerin diğer sanat dallarını da sinemaya entegre etmesiyle oluşur. Özetle, Fransız dalgası akımının yönetmenlerinin sağ kolu şu şekildedir: Jean-Luc Godard, Truffaut, Chabol, Rohmer, Rivette. Bu yönetmenlerin izlediği yol, film eleştirmenliği kökenli ve sinefillere yönelik filmlerdir. Sinema tarihine referanslar ve spontane bir anlatım içerir. “Auteur” yani yönetmenin otoritesinin önemli olduğu bir bakış açısına sahiptir. Sol yaka grubunun önemli yönetmenleri: Agnès Varda, Alain Resnais, Chris Marker. Bu yönetmenler, edebiyat, fotoğraf, plastik sanatlar gibi şeyleri filmlerine entegre etmişlerdir. Filmleri politik, deneysel, zaman ve bellek odaklı bir yaklaşıma sahiptir. Ayrıca sol yakanın Fransız Yeni dalgası filmleri, saf kurgu anlayışından çıkarak, belgesel ve kurgunun sentezi bir yaklaşıma sahiptir.

Fransız Yeni Dalgası Akımı Yönetmenleri ve Filmleri

Fransız Yeni Dalga akımı yönetmenlerinden en önemli kişilerin başında Jean-Luc Godard gelir. İyi bir gözlemci olan Jean-Luc Godard, sinema devrimini gerçekleştiren en radikal isimdir. 1960 yapımı Breathless (Serseri Aşıklar) filminde kurgu hatalarını bilinçli bir estetik dile dönüştürerek sinemacılar için bir milat oluşturmuştur. Godard, Bande à part gibi filmleriyle de meta anlatıyı yani toplumunu ve tarihini indirgeyici ve genelleyici kuramsal ilkeler çerçevesinde açıklamış, sinema içinde sinema yaklaşımını popülerleştirmiştir. Jean-Luc Godard filmi izleyen birisi sürekli akan bir kurgu izlemek yerine filmlerdeki sıçramalar sayesinde sürekli tetikte duran bir izleyici durumundadır. Godard dışında Fransız Yeni Dalga akımı yönetmenleri ve Fransız Yeni Dalga filmlerini şu şekilde verebiliriz:

  • François Truffaut: The 400 Blows (400 Darbe) ile çocukluk travmalarını ve özgürlük arayışını anlatır. Jules et Jim ile de aşka dair geleneksel sınırları yıkar.
  • Alain Resnais: Hiroshima Mon Amour filmi ile atom bombasının yarattığı toplumsal travmayı ve kişisel belleği anlatır.
  • Louis Malle: Elevator to the Gallows filminde Miles Davis’in doğaçlama caz notaları eşliğinde Paris sokaklarını arşınlayan Jeanne Moreau, modern sinemanın ilk büyük ikonlarından birine dönüştü.
  • Jacques Demy: Lola ile eski sinema filmlerinin referanslarıyla dolu bir dünya kurar. The Umbrellas of Cherbourg ile de pop-operatik bir tarzla müzikalin sınırlarını genişletir.
  • Agnes Varda: Yeni Dalga akımının büyükannesi olarak anılır. La Bonheur, La Pointe Courte, Cléo de 5 à 7, Vagabond ve Les Glaneurs et la glaneuse gibi filmlerle sinemanın önemli isimlerinden biridir. Fotoğrafçılık tekniğini sinemaya yerleştirmiş, tablo gibi filmler yapmıştır. Belgesel ve kurgunun sınırlarında dolaştığı filmler de vardır. Bunun dışında yabancılaşma, özgürlük, feminizm gibi konular içeren filmlerle birlikte, aktivist bir kimliğin oluşmasında da önemli bir yeri vardır.
Fransız Yeni Dalgası'nın önemli yönetmenlerinden Agnes Varda'nın Le Bonheur Filminden bir sahne (1965).
Fransız Yeni Dalgası’nın önemli yönetmenlerinden Agnes Varda’nın Le Bonheur Filminden bir sahne (1965).

Nouvelle Vague’ın Mirası ve Küresel Etkisi

Fransız Yeni Dalgası, 1960’lı yılların sonuna doğru biraz sönümlenmiştir. Ancak yaptığı devrim ve bıraktığı miras, modern sinemayı doğrudan değiştirmiştir. Nouvelle Vague akımıyla birlikte sinema, büyük sermayelerin değil, fikirlerin ve tutkunun bir ürünü olabileceğini de gösterdi. Bu mirasın etkileri Holywooda’da yansıdı. Bugün Quentin Tarantino’nun meta anlatılarında ve pop kültür referanslarında bunu görebiliyoruz. Quentin Tarantino’nun şirketinin ismini Bande à part’tan esinle A Band Apart adını vermesi tesadüf değildir. Bunun dışında Martin Scorsese’nin kurgularında, Wes Anderson’ın görsel kompozisyonlarında Fransız yeni dalgasının izlerini görürüz. Fransız Yeni Dalgası akımının sunduğu “herkes film çekebilir” mesajı ve kuralları yıkma cesareti, günümüzdeki bağımsız sinemacıların en büyük ilham kaynaklarından biri olmaya devam eder. Güçlü bir sinema endüstrisine ve dev sermayelere rağmen hala bağımsız filmlerin bu güçle sinemalarda önemli bir yer tuttuğunu görebiliyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir