Kaplumbağa Terbiyecisi: Modernleşmenin Sessiz Sancısı

Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu, Edhem Eldem’in tabiriyle Türkiye’nin yerli Mona Lisa’sıdır. İki versiyondan oluşan Kaplumbağa Terbiyecisi, 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ile yeni bir zihniyetin ortaya çıkışını anlatır. Pera Müzesinde ve İş Bankası Müzesinde bulunan Kaplumbağa Terbiyecisi’ni anlayabilmek için öncelikle Doğu ve Batı’nın sınırlarında dolaşan Osman Hamdi Bey’i anlamak gerekir.


Aydın Olarak Osman Hamdi Bey Kimdir?

Osman Hamdi Bey (1842-1910), Osmanlı Devleti’nin Tanzimat Dönemi’nde yetişmiş; ressam, arkeolog, müzeci ve eğitimci kimlikleriyle bilinir. Osmanlı Devleti’nin modernleşme sürecindeki en önemli isimlerden birisidir. Bugünkü adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Sanayi-i Nefise Mektebi’ni kurmuştur. Bunun dışında İstanbul Arkeoloji Müzelerinin’de kurucusudur. İstanbul’da hukuk eğitimi aldıktan sonra Paris’e gitmiş ve 12 yıl boyunca hukuk ve resim eğitimi almıştır. Osman Hamdi Bey’in hem doğu hem batı kültürleri arasındaki hayatı onu, doğu ile batıyı sentezleyerek oryantalist bir üslup benimseyerek modern Türk resminin temellerini atmasını sağlamıştır. Estetik olarak batı’nın estetik anlayışını benimsemiştir. Ancak diğer oryantalistlerin tersine kendi toplumunu küçümsemekten ziyade gerçekçi bir biçimde anlatmıştır. O dönem Osmanlı Devleti’nden kaçırılan tarihi eserleri korumak için büyük bir mücadele vermiş ve arkeolojik kazılar yürütmüştür. Tarihi ve sanat eserlerinin Osmanlı’nın dışına çıkarılmasını yasaklayan, Türk eser korumacılığı için çok önemli bir yer tutan Asar-ı Atika Nizamnamesi’nin imzalanmasına öncülük etmiştir. Bu açıdan Osman Hamdi Bey’in muhafazakar bir kimliğe sahip olduğunu da söyleyebiliriz.

Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun ressamı Osman Hamdi Bey
Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun ressamı Osman Hamdi Bey

Kaplumbağa Terbiyecisi Tablosu Ne Anlatıyor?

Osman Hamdi Bey’in entellektüel kimliği Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu olmasa bu kadar bilinir miydi? sanmıyorum. Bir aydının çöken bir halkı terbiye etmesi olarak açıklanan bu resim aslında “Charmeur de Tortues” adındaki bir Japon gravüründen esinlenilmiş. Kaplumbağa Terbiyecisi, Bursa Yeşil Cami’nin bir odasında derviş kıyafetli, tasavvufi bir kişinin elinde neyiyle kaplumbağaları terbiye ettiğini gösterir. Osman Hamdi Bey’in mekan olarak Bursa Yeşil Cami’yi seçmesi, Osmanlı mimarisinin ve çini sanatının seçkin örneklerinden biri olmasıdır. Osman Hamdi Bey, Osmanlı medeniyet değerlerini ortaya koymak için Bursa Yeşil Camii’yi seçmiştir. Bunun dışında, dervişin kıyafeti ve elindeki ney gibi tasavvufi öğeler ile Yeşil Camii, uhreviyat açısından birbirlerine uyum sağlar. Ayrıca Yeşil Camii’nin duvarlarındaki bakımsızlık, dökülmüş sıvalar, bürokratik engelleri ve halkın değişime karşı olan direncini sembolize eder. Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun en üstündeki pencerenin üstünde “Şifa’al-kulûb lika’al Mahbub” (Kalplerin şifası, sevgiliyle buluşmaktır) yazar. Bu mesaj, Kaplumbağa Terbiyecisi’nin kaplumbağa olarak sembolize edilmiş topluma aktarmak istediği bilgelik ve sabır mesajıdır.

Osman Hamdi Bey Kaplumbağa Terbiyecisi'ni "Charmeur de Tortues" adlı japon gravüründen esinlenerek yapmıştır.
Charmeur de Tortues: Edhem Eldem’in araştırmalarına göre, tablonun en somut çıkış noktası 19. yüzyılda yayımlanan “Le Tour du Monde” dergisindeki bir gravürdür

Kaplumbağa Terbiyecisi olan derviş, kaplumbağaları terbiye etmek için oldukça sabır isteyen zor bir görev üstlenmiştir. Dervişin kamburu, düşünceli duruşu onun yorgunluğunu ve durumun zorluğunu yansıtır. Pencerenin üstünde yazan mesaj, kaplumbağa terbiyecisi olan dervişin bu zorlu ve meşakkatli yoldaki asıl amacını yani ilahi sevgiliye ulaşma arzusunu temsil ediyor olabilir. Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi’nde kaplumbağa figürlerini kullanmasının nedenleri, sanat yorumcularına göre hem toplumsal bir eleştiri hem de tarihten görsel esinlenmeler olarak açıklanmıştır. Kaplumbağa, genel kanıya göre değişime direnen, yavaş ve hantal bir toplumun sembolüdür. Hem Osman Hamdi Bey’in Osmanlı’yı aydınlatma çabasında bürokrasi tarafından karşılaştığı engeller, hem de toplumun modernleşme ve eğitime karşı direnç göstermesi kaplumbağalar üzerinden betimlenir. Ayrıca kaplumbağaların sert kabuklarının olması, aydın kişiyi temsil eden kaplumbağa terbiyecisinin sunduğu sanat ve bilgiyi (ney ve nakkare) duymayacak ve hissetmeyecek kadar “kalın derili” olan kitleleri temsil eder.

Kaplumbağa, mitolojilerde ve masallarda da önemli bir yer tutar. Türk mitolojisinde kaplumbağayı Göktürk kitabelerinde görürüz. Göktürk kitabeleri, dev kaplumbağa kaideleri üzerine oturulmuştur. Bu bağlamda kaplumbağa; devletin gücünü, ölümsüzlüğünü ve dünyayı sırtında taşıyan dengeyi simgeler. Bunun dışında, Osman Hamdi Bey’in babası İbrahim Edhem Paşa, Osman Hamdi Bey’e 1869 yılında Le Tour du Monde dergisini göndermiştir. Osman Hamdi Bey, bu dergide bulunan Kaplumbağa Terbiyecisi anlamına gelen Charmeur de Tortues adlı Japon gravüründen etkilenmiş ve bunu Osmanlı’ya uyarlamıştır. Özet olarak Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunda, modernleşmeye ve değişmeye direnen toplumu, çöküş dönemkindeki Osmanlı’yı temsil eden kaplumbağaları, zor kullanarak değil sanatla ve bilgisiyle oldukça sabırlı bir şekilde aydınlatmaya çalışan dervişi görürüz.

Osman Hamdi Bey, Kaplumbağa Terbiyecisi ikinci versiyon
Osman Hamdi Bey, Kaplumbağa Terbiyecisi ikinci versiyon Türkiye İş Bankası Resim ve Heykel Müzesi’nde sergilenmektedir.

Bu Tablo Okumalarına Karşı Eleştirel Bakış Açısı

Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun bu okumalarına karşın. Prof. Edhem Eldem bütün bu okumalara eleştirel yaklaşır. Edhem Eldem’e göre bütün bu sembolik okumalar bir anakronizm hatası olabilir. Çünkü “Kaplumbağa Terbiyecisi” adı aslında Osman Hamdi Bey’in 1910’daki ölümünden iki yıl sonra 1912 yılında konulmuştur. Bu tablo, 1906 yılında Paris Salonu’nda sergilendiğinde “L’Homme aux tortues” (Kaplumbağalı Adam) ismiyle sergilenmiştir. Terbiyeci sıfatı, Edhem Eldem’e göre toplumun, tabloya sonradan yüklediği bir kimlik inşasıdır. Japon gravüründe, adamın kaplumbağaları aktif müzikle gerçekten terbiye ettiğini görürken Osman Hamdi Bey’in tablosunda, derviş yalnızca kaplumbağaları izleyen ve onları besleyen konumdadır. Bu nedenle bu dervişin terbiyeci olduğuna dair net bir delilimiz yoktur. Edhem Eldem, Osman Hamdi Bey’in resimlerinin bir mesaj gayesi taşımaktan öte daha çok bir tür gayesi taşıdığını söyler. Osman Hamdi Bey, yalnızca bir Japon gravüründen etkilenmiş ve onu Osmanlı kültürüyle harmanlamak istemiştir. Bu herhangi bir mesaj içeren bir tablo değil yalnızca estetik ve uyum gayesi taşıyan bir tablodur (kaynak: Ressamlar, Kaplumbağalar, Tarihçiler -Edhem Eldem).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir