Şeytan, tüm kültürlerde ve mitolojilerde kendini farklı formlarda göstermiş bir ilahi figürdür. Genellikle kötülükle özdeşleştirilen şeytana; satanizm, gnostisizm, yezidilik gibi farklı inançlarda farklı şekillerde de bakılmıştır. Prometheus, Lilith, Erlik, Enki, Baphomet, Mara, Ehrimen gibi isimlerle birçok mitolojide yer edinmiştir. Tarihin en eski mitolojilerinden biri ve başka birçok mitolojiyi de etkilemiş olan Mısır Mitolojisinde de kendini Set olarak göstermiştir. Set, Osiris ve Horus’la mücadelesiyle Antik Mısır mitolojisinde kötünün ve düzen bozuculuğun sembolü olmuştur.
Kaos Tanrısı Set Kimdir?
Set Antik Mısır dininde, Kaos ve savaş tanrısıydı. Gücün ve kötülüğün temsilcisiydi. Set, gökyüzünün ve yeryüzünün tanrısı Geb ve gökyüzünün tanrıçası Nuit‘in çocuklarından birisidir. Osiris, İsis ve Büyük Horus’la kardeştir. Genellikle köpek kafasına sahip bir şekilde tasvir edilir. Ancak hipopotam, timsah ve kaplumbağa, yılan gibi hayvanların formlarına girerek insanlarla iletişime geçebilir. Aslında Set en başta düzeni ve dengeyi sağlama amacıyla görevlendirilmiş bir tanrıdır. Ancak daha sonra dünyanın hakimi olma arzusu yüzünden kardeşini öldürmüş ve bu şekilde kötülüğe ve kaosa kapı açmıştır. Set, savaşla ilişkilendirilen bir tanrı olarak her yapım için gereken yıkımı sağlar. Bu açıdan doğanın kendisinde olan zıtlıkların uyumunu ve zıtlıkların yıkıcı tarafını temsil eder.
Set, hileci ve kıskanç doğasıyla insanın iç dünyasındaki kötüyü temsil eder. Antik Mısır’da hem tapınılan hem de korkulan bir tanrı olmuştur. Set’in Horus ve Osiris’le mücadelesi iyinin ve kötünün mücadelesi olarak görülmüştür. Antik Mısır dininin etraftaki diğer kültürleri de aşırı etkilediğini biliyoruz. Yunan, Roma, Mezopotamya, Anadolu mitlerinde Antik Mısır’ın izleri görünür. Bu açıdan bakıldığında Set’in, tarihteki ilk şeytani karakterlerden birisi olduğunu ve şeytanın diğer temsilcilerini de etkilediğini söyleyebiliriz.
Set Kardeşi Osiris’i Öldürüyor
Geb ve Nut’un oğullarından ve Set’in kardeşlerinden birisi de iyilik tanrısı ve yer altı dünyasının hakimi Osiris’tir. Osiris, Geb ve Nut’tan doğan ilk oğuldu dolayısıyla Mısır topraklarının yöneticisi konumundaydı. Mısır’da yaşayan insanlar ise yozlaşmış, dünyada kan döken ve terbiye edilmesi gerekilen varlıklardı. Osiris, Antik Yunan mitolojisindeki Prometheus’un ateşi insanlara getirmesi gibi insanlara bilgiyi verdi. Osiris’in verdikleriyle insanlar toprağı yönetmeyi, kardeşçe yaşamayı ve tanrılara tapınmayı öğrendiler. Kız kardeşi ve karısı İsis’le birlikte dünyaya iyiliği, eşitliği getirdiler. Set ise abisi Osiris’in başarısını kıskanmaya başladı. Ayrıca Set’in eşi Neftis, kendisini İsis’in kılığına sokarak Set’i Osirisle aldatınca Set’in kıskançlık seviyesi daha da arttı.
Set, abisi Osiris’i öldürmek için Osiris’in ölçülerine göre görkemli bir tabut yaptırdı. Bir eğlence buluşması düzenlemiştir. Daha sonra kardeşi Osiris de dahil olmak üzere bu eğlenceye birçok kişi çağırmıştır. Tüm gelenlere tabuta tam olarak sığabilen kişiye bu tabutu hediye edeceğini söyledi. Orada bulunan herkes tabutun içine girmeye başladılar ancak tabut yalnızca Osiris’in bedenine uygundu. Osiris, tabutun içine girdiği anda Set, tabutu kapatıp onu Nil nehrine fırlattı. Tabut, Biblos şehrindeki bir ılgın ağacının yanına gelene kadar bütün Nil nehrini geçmiştir. Bu ılgın ağacı daha sonra tabutun etrafında büyümüş ve tüm tabutu sarmıştır. Yıllar sonra Biblos kralı ve kraliçesi bu ağacı görmüş ve o ağacın kokusundan etkilenerek ağacı kestirip sarayına yerleştirmiştir. Osiris’in ölümünden sonra Set, Osiris’in tahtına geçerek Mısır’ın yeni yöneticisi olmuştur. Bu andan itibaren Osiris ve İsis’in beraber kurdukları nizam bozulmaya, yerini kaos almaya başlamıştır.

Osiris’in Oğlu Horus’la Çatışma
Set’in kıskançlığı sebebiyle Osiris’e tuzak kurması ve tahtı ele geçirmesiyle Osiris’in oğlu Horus, babasının katilinden intikam almak istemiştir. Ardından Set’le birlikte çok uzun sürecek bir mücadeleye girişmiştir. Hikayeye göre Set, Osiris’i öldürdükten sonra tahta kimin geçeceği konusunda Ennead ve Ra arasında bir tartışma çıkar. Ennead, tahtın Horus’a verilmesi gerektiğini düşünürken Ra, tahtı Set’e vermek ister. Bu tartışmanın çözülmesi için bir bilge olan tanrıça Neith’e danışmışlardır. Neith, tahtın sahibinin Horus olması gerektiğini söyleyince Ra ve Set öfkelenmişlerdir. Horus’un tahta geçmesini istemeyen Ra, Neith’in görüşüne katılmamış ve bu durumu uzatmıştır. Set’in başa geçmesini istemeyen Osiris’in karısı İsis’in jüriyi etkilediğini ve adil bir karar için jürinin, Nil nehrinin ortasındaki bir adada bu karara varması gerektiğini söylemiştir.
İsis hariç tüm tanrılar adaya gitmiştir. Ancak İsis, tanrıları adaya götüren tekneciye rüşvet vererek kendisini gizlice adaya sokturmuştur. Kendisini güzel bir kadına dönüştürerek Set’e cilve yapmış ve onu kendine aşık etmiştir. İsis, Set’in Osirisi öldürüşünü farklı bir hikayeye çevirerek ironik bir şekilde bu hikayeyi Set’e anlatır. Hikaye şudur: Bu genç kadın önceden çok zengin bir tarla sahibinin karısıdır. Daha sonra bu tarlaya bir yabancı gelmiştir. Genç kadın ise bu yabancının tarlasında kalmasına izin vermiştir. Ancak tarlaya sonradan gelen bu adam birden tarla üzerinde hak iddia etmeye başlamıştır. Bu hikayeyi Set’e anlatan İsis, Set’in ne düşündüğünü sormuştur. Set soruya cevap olarak, bu tarlanın asla yabancı adama verilmemesi gerektiğini söylemiştir. Cevabı duyar duymaz İsis kendini bir kuşa çevirmiş ve Set’in bu cevabını Ra’ya söylemeye gitmiştir.
Horus Tahta Geçiyor
İsis Set’ten aldığı bu cevabı Ra’ya söyleyince Ra, Horus karşısında yumuşamış ve Ennead’ın vereceği karara saygı duyacağını belirtmiştir. Ennead, Set ve Horus’u bir sınava tabi tutmak istemiş ve galip gelenin tahtın sahibi olacağını söylemiştir. Set, bu yarışmanın ilk önce iki tanrının kendini bir hipopotama çevirmesini ve su altında nefes tutma yarışı yapmasını tavsiye etmiştir. İsis, kabul edilen bu yarışmanın adil olmadığını düşünerek Set’e mızrak saplamış ve onu yaralamıştır. Bu yaralama üzerine yarışma iptal edilince Set İsis’e sinirlenmiş ve öcünü Horus’un gözlerini yerinden sökerek almıştır. İsis, Horusun gözlerini iyileştirse de yarışmaya sürekli müdahil olması oradaki bütün jüriler tarafından olumsuz karşılanmıştır. Yarışmalar tarafından da kazanan belirlenemeyince, öldüğü için yer altında yaşayan Osiris’e bir mektup gönderip ana jürinin o olmasını istemişlerdir. Osiris, oğlu Horus’un yönetici olmasını istediğini belirttikten sonra Horus Mısır’ın yeni kralı olmuştur.

